Image default
Education News

Netflix izleyerek İngilizce’nizi Nasıl geliştirebilirsiniz?

Netflix boş vakit alışkanlıklarımızı tamamıyle değiştirdi diyebiliriz. Bir televizyon programını yeni bir bölümü için bir hafta boyunca beklemek zorunda değiliz artık. Bunun yerine tüm bir sezonu tek bir günde bile izleyerek, “binge watch” yapabiliriz. Dürüst olalım, hepimiz bunu yapmıştır.

Dolayısıyla, 100 miilyondan fazla insan artık beğendiği TV programlarını izlemeyi hızlandırmak ve daha iyi bir deneyim haline getirmek için Netflix izliyorsa, neden bunu aynı zamanda İngilizce becerimizi geliştirmek için de yapmayalım?

Netflix üzerinde binlerce Britanya, Amerikan ve diğer İngilizce konuşulan TV programları var, sinema filimleri belgeseller mevcut. Çok basit bir şekilde orijinal İngilizce içeriğe ulaşabiliyoruz artık. Bu ulaşabildiğimiz içeriklerin çoğunu da, yapar olarak sınıflar için hazırlanan ders kitaplarında bulmamız da neredeyse imkansız. Dolayısıyla, İngilizce öğrenimini boyunca, Netflix programları sizi hem motive hem de aktif tutabilir.

Netflix ile nasıl İngilizce’mizi geliştirebiliriz ve neler yapabiliriz?

1. Alt yazı özelliğini kullanarak kelime bilginizi geliştirebilirsiniz.

Yeni bir dili öğrenmeye başladığımızda, genelde konuşmak istediğimizde, söylemek istediklerimizi önce kendi dilimizde düşünerek, sonrasında tercüme ederek konuşuruz. Bu nedenle de öğretmenlerimiz söylemek istediğimiz birçok ifade için bizi düzeltmek zorunda kalırlar.

Ancak, Netflix üzerindeki TV programlarındaki konuşmaları kullanarak, ki bunların çoğu gerçek hayattan ifadelerdir, konuşurken yaptığınız birçok hatadan kurtulabilirsiniz. Çünkü, sürekli doğal konuşmalara tanık olarak, günlük çok basit ifadeleri, kısıtlı gramer bilginizle en baştan düşünmek ve kafanızdan tercüme etmek zorunda kalmazsınız.

Önce, izlemekten keyif aldığınız TV programını, diziyi ya da filmi seçin. “Ses” ayarlarından Türkçe’yi seçin, fakat altyazı seçeneğini İngilizce yapın.

İzlerken, sizin için yararlı olabilecek, Türkçe’de çok duyduğunuz ve çok farklı bir şekilde tercüme edildiğiniz düşündüğüğn 4 ya da 5 ifadeyi not alın. Sonra, aynı diziyi ya da filmi izlerken ya da başka diziler ya da filmler de olabilir, aynı ifadeleri bulmaya çalışın ve İngilizce olarak da telaffuzunu dinleyin.

Kullanıldıkları konular ve yerler aynı mı? İngilizce eğitiminiz için önemli olduğunu düşünüyor musunuz o ifadelerin? Eğer öyleyse, siz de konuşmalarınız da uygun olduğu yerlerde aynı ifadeleri kullanmaya ve akıcı bir şekilde bu ifadelerle kendinizi İngilizce ifade etmeye çalışın.

2. Her gün küçük alıştırmalar yaparak dinleme becerinizi geliştirin.

Netflix’de İngilizce dizi izlemeye başlamak yorucu olabilir, ancak alıştığınızda artık dublaj izlemek istemezsiniz. Zaten bu aralar dublaj izleyen kaldı mı bilmiyorum. Ancak, bazılarının gözü alt yazıda kalıyor, neredeyse diziyi ya da filmi izleyemeyecek hale geliyorlar.

Aslında, İngilizce izlerken, her yapıyı ya da söylenileni anlamak zorunda değilsiniz, endişelenmeyin, bu gayet normal. İlk başlangıçta zorlanabiirsiniz, ancak eğer her gün kısa bir bölüm izlerseniz, İngilizce konuşma hızına, telaffuza ve kullanılan yaygın yapılara iyice alışırsınız. Bu da gerçekten ana dili İngilizce olan insanlarla sohbet etmenizi çok kolaylaştıracaktır, normalde hata yapmamak için bu tür konuşmaları kısa keserken, artık sohbeti sorular sorarak siz
uzatmak isteyeceksiniz.

İngilizce dinlemek için dizi veya film seçerken, daha önce Türkçesini izlediğiniz bir tane seçmeniz daha etkili olabilir. Çünkü, zaten olayları ve hikayeyi bildiğiniz için, daha çok İngilizce dinlemeye odaklanabileceksiniz.

A2-B1 seviyesinde bir İngilizce öğrencisi iseniz, alt yazıları Türkçe yapmanız daha iyi, dolayısıyla kolayca anlayamayacağınız ifadelerin Türkçelerini görebileceksiniz. B2-C1 öğrencilerine ise İngilizce alt yazı açmalarını tavsiye ederim, karakterler çok hızlı konuşurlarsa, durdurabilirsiniz, 10 saniye geri alarak o kısmı yeniden dinleyebilirsiniz, bu şekilde hikayeyi de kaçırmamış olursunuz.

3. Daha akıcı ve güzel bir telaffuzla İngilizce konuşmak için “gölgeleme” tekniğini kullanabilirsiniz.

Daha ileri seviyedeki öğrenciler için, Netflix programlarını “gölgeleme” tekniği uygulamak için kullanmak, gerçekten akıcı bir konuşda edinmede çok faydalı olabilir.

Gölgeleme, genel olarak, TV’deki herhangi birini dinlerken, onun söylediklerini aynı anda tekrar etmektir diyebiliriz. Birazçık alıştırma ile, bu yöntem gerçekten konuşma hızınızı, akıcılığınızı ve telaffuzunuzu geliştirebilir.

Tabi, bu aslında daha düşük seviyedeki öğrenciler için de faydalı olabilir. Genelde, birbirine bağlı İngilizce konuşmaları anlamak ve bu şekilde konuşmak öğrencilerin yapamayacaklarından endişelendikleri becerilerdir. Fakat, ünlü Netflix’deki popüler filmlerdeki ve dizilerdeki konuşmaları tekrar etmek, bazı yaygın örnekleri çalışmanıza ve hatta daha doğal bir İngilizce’yle konuşabilmenize yardımcı olacaktır.

Bunu yapabilmek için Netflix’de, seslendirmeyi de alt yazıyı da İngilizce olarak ayarlayın sonra, alt yazıda gördükleriniz ile, seste duyduklarınız arasındaki farka odaklanın. Bu biraz zor olabilir, ancak 10 saniye geri alarak süreci yenileyebilirsiniz ve bazı ifadeleri tekrar tekrar dinleyip söylemeye çalışabilirsiniz. Bu şekilde, o ifadelerin telaffuz özelliklerini kolayca edinebilirsiniz.

4. Farklı aksanları dinleyin

Çoğunuz, İngilizceyi farklı aksanlarla konuşanların bazılarını anlamakta zorluk çekerken, bazılarını da çok rahat anlayabildiğinizi görmüşsünüzdür. Bizim ülkemizde, native speaker gibi konuşamayana İngilizce biliyor demezler zaten. Neredeyse herkes (istisnalar var) İngiliz ya da Amerika’lı gibi konuşmanın tek amaç olduğunu düşünüyor. Hatta, İngilizce becerisi olmadığı halde, dili yatkın bir kaç kişi, binlerce insanı çok harika bir öğretmen
olduğuna ikna edebiliyor.

Ancak, Doc Martin, Peaky Blinders, MadMen, Prison Break gibi dizilerdeki insanların hepsi native speaker olmasına rağmen, konuşmalarının birbirlerinden ne kadar farklı olduklarını görebilirsiniz. Dolayısıyla bu konuda kendinizi pek üzmeyin. Tabi ki, yine de native speaker gibi konuşmak istemeniz normal, bu durumda, hangi native speaker aksanını istiyorsanız, sürekli olarak zihninizi o aksana maruz bırakmanızı tavsiye ederim.

Ancak, modern zamanlarda, artık İngilizce’yi bir dünya dili olarak kabul ettiğimizden, Afrika ya da Asya aksanlarını da anlayabilmenin bir ayrıcalık ve gereklilik olarak görüldüğünü de bilmenizi isterim. Özellikle iş dünyasında.

İşte, aradığınız bu farklı aksanları çok çeşitli sayıda farklı dizilerde ve filmlerde Netflix’te bulmak mümkün. Bazen çok farklı ve ağır bir aksanı ilk dinlediğinizde anlamayabilirsiniz, ancak dinledikçe artık telaffuz özelliklerine alışır ve kolay anlamaya başlarsınız. Tabi, İngilizce dinlerken, İngilizce altyazı açarsanız, ne söylediklerini çok daha kolay takip edebilirsiniz, başlangıçta.

5. Neyi izliyorsanız, arkadaşlarınıza anlatın, onlarla paylaşın.

Yeni bir dili öğrenmenin en iyi yollarından biri de o dili kullanmak. İnsalar Netflix’te izledikleri diziler ve filmler hakkında birbirleri ile konuşurlar. İşte, okulda, cafede, spor salonunda, işte siz bunu İngilizce yapabilirsiniz.

Eğer, “binge watch” yapacaksanız, tamamını İngilizce izleyin, ve arkadaşlarınızla haberleşerek de bunu yapabilirsiniz, sonradan bitirdiğinizde tüm izlediğiniz bölümleri tartışabilirsiniz. Öğrendiğiniz ifadeleri paylaşmayı ve kendi sohbetiniz için kullanmayı da unutmayın.

Hatta, online görüştüğünüz arkdaşlarınız varsa, onlarla da İngilizce olarak fikirlerinizi paylaşabilirsiniz. Çok etkili olacaktır.

Related posts

YDS veya YökDil Sınavına Kendim Nasıl Hazırlanabilirim?

admin

Online İngilizce Eğitim Almak

admin

İş İngilizce’si Nedir ? Nasıl Öğrenebilirim?

admin

Bir yorum yapın

Bu websayfası gezinme deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bunun sizin için bir sorun olmayacağını düşünüyoruz, ancak istemiyorsanız, reddedebilirsiniz. Kabul Et Daha Fazla Bilgi